DOLAR 44,9318 0%
EURO 52,7051 0.21%
ALTIN 6.822,79-0,32
BITCOIN 0%
Kırşehir

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!

Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!

ABONE OL
17 Mart 2026 23:45
Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.

İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.

Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.

“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”

Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.

Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.

Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç

Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”

Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.

Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var

Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.

Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.

Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim… 

Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.

Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dür

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.