Kırşehir – Emek Partisi (EMEP) Kırşehir İl Örgütü 4.
Olağan Kongresi’ni yaptı. Kongreye katılan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, gündeme ilişkin kapsamlı bir konuşma yaptı.
Gelişmenin Detayları
Partisinin 30’uncu yılına dikkat çeken Tüzel, EMEP’in 11. Kongresi’nin 13 Aralık’ta Ankara’da gerçekleştirileceğini ifade etti.
13 Aralık tarihinin Erdal Eren’in idam edildiği tarih olması sebebiyle özellikle seçildiğini belirten Tüzel, partisinin kongre sürecinde “emperyalizme, faşizme ve sömürüye karşı ekmek, barış ve özgürlük” vurgusuyla hareket edeceğini belirtti. Konuşmasının dikkate değer bir bölümünü uluslararası gelişmelere ayıran Tüzel; Ukrayna-Rusya Savaşı, Filistin ve Orta Doğu’daki gelişmeler üzerinden dünya siyasetini yorumladı.
Dünyanın yeni çatışmalara doğru sürüklendiğini savunan Tüzel, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını artırma kararlarını da eleştirdi. Türkiye’nin bu süreçte izlediği dış politikanın ülke ve bölge halkları açısından risk taşıdığını ileri süren Tüzel, Orta Doğu’daki güç mücadelelerinin enerji kaynakları ve ekonomik çıkarlarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Ekonomi politikalarına da değinen Tüzel, kamu kaynaklarının özelleştirilmesine tepki gösterdi. Otoyol ve köprülerin özelleştirme gündemine alınmasını eleştiren Tüzel, Kırşehir’deki PETLAS’ı da örnek gösterdi.
Tüzel, PETLAS’ın 2005 yılındaki özelleştirilmesini hatırlattı. Bunun yanı sıra kamu yatırımlarının halkın vergileri ve emeğiyle oluşturulduğunu, buna karşın özelleştirmeler yoluyla sermaye gruplarına aktarıldığını savundu. Ekonomik gidişata ilişkin değerlendirmesinde ise şunları kaydetti:.
“Özelleştirmeler geldi otobanlara, köprülere dayandı. Ekonomi tepe taklak gidiyor ve bundan sonra iyiye gitme şansı yok.”
Tüzel, var olan ekonomik yapıyı “ranta dayalı” olarak nitelendirerek partisinin kuruluşundan bu yana “bu düzen değişmeli” görüşünü savunduğunu belirtti. Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına da değinen Tüzel, ailelerin okul masrafları dolayısıyla ekonomik güçlük yaşadığını kaydetti.
Kitap, kıyafet, beslenme ve servis giderlerini sıralayan Tüzel, tüm öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek ve içilebilir su sağlanması gerektiğini ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı'nı eleştiren Tüzel, “Milli Eğitim Bakanı bunun gereğini yapmak yerine öğretmenlerimizin kılık kıyafetiyle uğraşıyor” ifadelerini kullandı.
Tüzel’in hitabında Kırşehir’deki madencilik çalışmaları de bulundu. Kentlerin yaşanabilir olmaktan çıkarıldığını öne süren Tüzel, bu durumdan etkilenen kentlerden birinin Kırşehir olduğunu dile getirdi.
Madencilik faaliyetlerinin su kaynakları ve çevre üzerindeki etkilerine dikkat çeken Tüzel, çevre mücadelesinin farklı kentlerde sürdüğünü ifade etti. Öte yandan Kırşehir’de de “yaşanabilir, nefes alınabilir bir kent yaşamı” için mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda muhalefete ve toplumsal örgütlere seslenen Tüzel; sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, kadınların, gençlerin, aydınların, işçilerin ve emekçilerin yerellerde yan yana gelmesi gerektiğini dile getirdi.
Tüzel, ücretlerden kültür-sanata ve özgürlük taleplerine kadar farklı mücadele alanlarında ortak hareket edilmesi çağrısında bulunarak halkın kendi örgütlü gücüne güvenmesi gerektiğini özellikle belirtti. Tüzel konuşmasını, Kırşehir’de daha sık bir araya gelme ve dayanışmayı büyütme temennisiyle tamamladı.
13 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek EMEP 11. Kongresi’ne davette bulunan Tüzel, “Ekmek, barış ve özgürlük mücadelemizde hepimize başarılar diliyorum” diye konuştu.