Kırşehir – Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, İstanbul’da yaşanan aşırı yağışlar ve sel baskınlarının sonrasında yazılı basın açıklaması yaptı.
“Afetler kader olabilir, ihmal kader değildir” ifadelerini kullanan Kaya, şehirlerin afetlere karşı hazırlıklı hâle getirilmesi gerektiğini önemle ifade etti. İklim değişikliğiyle birlikte kısa zamanda gerçekleşen yoğun yağışların ciddi riskler oluşturduğunu belirten Kaya, altyapı yetersizlikleri, dere yataklarındaki yapılaşma, plansız kentleşme ve yetersiz drenaj sistemlerinin can ve mal kayıplarına yol açabileceğine dikkat çekti.
Konuya İlişkin Bilgiler
“AFET YÖNETİMİ SADECE MÜDAHALE DEĞİLDİR” Afetlere hazırlığın sadece afet ardından gerçekleştirilen müdahalelerden ibaret olmadığını ifade eden Kaya, riskli bölgelerin önceden belirlenmesi, taşkın analizlerinin yapılması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kaya, yağmur suyu tahliye sistemlerinin kapasitesinin değerlendirilmesi ve yerleşim alanları ile tarım arazilerinin afet riskleri dikkate alınarak planlanmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Kırşehir açısından da konunun titizlikle ele alınması gerektiğini vurgulayan Kaya, il genelindeki dere yataklarının son 30 yıl içerisinde madencilik çalışmaları, imar uygulamaları ve yapılaşma dolayısıyla doğal yapısında değişiklik meydana gelip gelmediğinin bilimsel verilerle araştırılmasını istedi.
Kırşehir merkez ve ilçelerde olası aşırı yağışlara karşı yağmur suyu tahliye sistemlerinin, drenaj hatlarının, menfezlerin ve taşkın kontrol yapılarının yeterliliğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kaya, Kızılırmak Havzası başta olmak üzere taşkın riski bulunan alanların da incelenmesi çağrısında bulundu. Taşkınların sadece yerleşim alanlarını değil, tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Kaya, su baskınlarının verimli toprakların taşınmasına, erozyona ve sulama altyapısının zarar görmesine neden olabileceğini kaydetti.
Bunun yanı sıra, Kaya, Kırşehir’deki tarım arazilerinin, sulama kanallarının ve drenaj sistemlerinin taşkın riskleri bakımından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Öte yandan üreticilerin emeğinin korunmasının önemine dikkat çekti. İmar planları hazırlanırken alınan Devlet Su İşleri (DSİ) taşkın görüşlerinin güncel koşullar kapsamında yeniden değerlendirilmesini öneren Kaya, dere yataklarının doğal yapısındaki değişikliklerin ve havza koşullarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Var olan görüşlerin güncellenmesi ve gerekli görülmesi hâlinde yeni teknik değerlendirmeler yapılmasının afet risklerini azaltmak açısından önemli olduğunu dile getirdi. Merkezî ve yerel yönetimlere çağrıda bulunan Kaya, afet risklerinin azaltılması için bilim insanları, mühendisler ve ilgili uzmanların katkısıyla ortak faaliyetler yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Kamu kaynaklarının sadece afet ardından oluşan zararların giderilmesi için değil, afet öncesinde risklerin azaltılması hedefiyle da kullanılması gerektiğini vurgulayan Kaya, var olan durumun bilimsel raporlarla ortaya konulmasını ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Kaya, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:.
“Vatandaşlarımızın can güvenliği, üreticilerimizin emeği ve ülkemizin doğal kaynakları hiçbir siyasi tartışmanın gerisinde bırakılamaz. Yetkilileri bilimsel uyarıları dikkate almaya, kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmeye ve afetlere hazırlık faaliyetlerini ertelemeden hayata geçirmeye davet ediyoruz.”